Başbakan Erhürman:“-Cek-caklı cümlelerle değil, yaptıkça, -di’li geçmiş zamanla konuşmayı tercih ederim”

Başbakan Erhürman:“-Cek-caklı cümlelerle değil, yaptıkça, -di’li geçmiş zamanla konuşmayı tercih ederim”

Başbakan Tufan Erhürman, şikayet edilen statükonun sadece siyasetin içinde değil çok yaygın olduğunu belirterek, “Madem ki hep beraber şikayet ediyoruz, bunu fırsat bilip statükoya çomak sokmalıyız. Çomak soktuğumuz zaman gelecek şikayetlere karşı da dirayetli durmalıyız” dedi.

Hükümetin icraatları konusunda gelecek zamana dönük -cek-cak’lı cümleler kurmak yerine, bunları yaptıkça -di’li geçmiş zaman kullanarak kamuoyuna duyurmayı tercih ettiğini belirten Başbakan Erhürman, 50’si CTP’li hükümet döneminden, 129 müşavir bulunduğunu, bunların göreve çağrılacağını, Başbakanlık’ta halen 2 müşavirin belediyeler konusunda çalışmaya başladığını ve toplam 7 müşavir almayı hedeflediğini açıkladı.

2013’ten Cumhuriyet Meclisi’nde olan ve hukukçu kimliği de bulunan Tufan Erhürman, zannedilenin aksine ülkedeki genel sorunun, yasalardaki eksiklerden ziyade yasaların uygulanması meselesi olduğunu, bunun da hukuk devleti anlayışıyla ilgisi bulunduğunu söyledi.

13 Kasım 2016’daki kurultayda CTP Genel Başkanlığı’na seçilen, 7 Ocak erken genel seçiminin ardından Cumhurbaşkanı’nca hükümeti kurmakla görevlendirilen ve CTP-HP-TDP-DP koalisyonunu oluşturan 47 yaşındaki Başbakan Tufan Erhürman, Başbakanlık makamında TAK’a verdiği ilk röportajında, bu makamdan ülkeye baktığında ne gördüğü, umduğundan farklı bir manzarayla mı karşılaştığı sorusuna karşılık, “Umduğumdan çok farklı bir tablo bulmadım” dedi.
Başbakan, ana muhalefet partisi başkanı olarak hükümeti yakından takip edip, eksikleri, fazlaları bildiklerini, dolayısıyla şimdi kendisini şaşırtan bir tabloyla karşılaşmadığını; koalisyon ortağı diğer 3 partinin de çözüm önerileri bulunduğunu belirterek, “Dolayısıyla hem sorunları, hem ne yapmak istediğimizi biliyoruz” ifadelerini kullandı.

Bürokrat atamalarını hükümetin güvenoyu almasının sonrasına bıraktıklarını, öncesinde ise öncelikli konular üzerinde çalışmalara başladıklarını ve 15 Şubat’ta güvenoyu almalarının ardından çalışmalara hız verildiğini kaydeden Başbakan, her hafta basın toplantısıyla yapılanları açıklayacağını yineledi.

Başbakan Erhürman, -cek, -cak’lı cümleler kullanmak değil, -di’li geçmiş zamanla konuşmak istediğini, çalışmaların hangi aşamada olduğunu, neler yapıldığını, düzenli, kamuoyuyla paylaşacağını kaydetti. Başbakan, “Çok fazla proje var, hızla hepsinin düğmelerine bastık. Bunlarda belli safhalara ulaştıkça kamuoyuyla paylaşmayı tercih ediyorum” diye konuştu.

Hükümetin öncelikleri arasında yer alan müşavirliği kaldıracak yasal düzenlemenin hazır olduğunu, kamu reformu içindeki bölümün günün koşullarına uyarlandığını, Savcılık görüşü de alındığını ve bu hafta içinde Teknik Kurul’a gideceğini açıklayan Başbakan Erhürman, ardından Bakanlar Kurulu ve Meclis süreçlerinin olacağını ifade etti.
16 Şubat itibarıyla, 50’si CTP döneminden, toplam 129 müşavir bulunduğunu açıklayan Başbakan Tufan Erhürman, bunların bir kısmının göreve çağrıldığını, atananlar da olduğunu kaydetti.

Başbakanlık’ta 2 müşavirin belediyeler konusunda çalışmaya başladığını belirten Başbakan, Başbakanlık’ta 7 kişilik mekan hazırlandığını ve bu rakamın hedeflendiğini söyleyerek, Başbakanlığ’ın koordinasyon görevini de dikkate alarak mümkün olduğunca çok danışmanla çalışmak istediğini ancak mekan sorunu olduğunu anlattı.

Başbakan Tufan Erhürman, Bakanlar Kurulu’nun çalışma yöntemi konusunda “4 parti varmış gibi değil, bakanlıklar olarak konuşuluyor. Biz parti başkanları olarak zaman zaman bir araya geliyor, koalisyon protokolü çerçevesinde konuşmamız gerekenleri konuşuyoruz,  bir sıkıntı yok” dedi.

Başbakan Erhürman, “Meclis’teki sıkıntılı başlangıcın, biraz da törensel toplantıdan kaynaklandığı ve gerginliklerin sürmeyeceği” görüşünde…

Meclis’te ant içme töreninin yapıldığı 22 Ocak’ta yaşanan gerginlik ve sonrasındaki gelişmeler hatırlatılarak “Önümüzdeki dönemde nasıl bir Meclis göreceğiz?” sorusuna karşılık Başbakan Erhürman, yakında bütçenin görüşülmeye başlanacağına işaret etti ve milletvekillerinin daha temel meseleler üzerinde konuşma şansı bulacağını, memleketin tüm sorunlarının masaya yatırılacağı bir ortam sağlanacağını söyledi.

Başbakan Tufan Erhürman, 22 Ocak olaylarının Meclis boyutuyla ilgili Başsavcılık’a iletilen dosya konusunda, yargının gerekeni yapacağını, (Afrika gazetesine yönelik saldırılarla ilgili davayla) aynı derecede hızlı görüşülüp görüşülmeyeceyinden emin olmadığını, ancak aynı sürecin yaşanacağını ve davanın bitirileceğini düşündüğünü kaydetti.

“Meclis Başkanlığı’nın TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli’de olması konusunda TDP’nin talebi sürüyor ve konuya hukuksal bir çözüm bulunacağı söyleniyor. Sizin tavrınız nedir?” sorusuna karşılık Başbakan, hükümetin hukuka uygun davranma taahhüdüyle iktidara geldiğini vurguladı ve “Eğer hukuka uygun, Savcılığın da uygun göreceği başka bir çözüm yolu bulunursa o zaman üstünde konuşulur” dedi. Başbakan Erhürman, bu konuda koalisyona yansıyan bir sıkıntı olmadığını belirtti.

Başbakan, nüfus politikası ve vatandaşlıklar konusunda hükümet programında açık hükümler bulunduğuna işaret etti, koalisyon ortaklarının hemfikir olduğu düzenlemeler konusunda şunları açıkladı:

“Yeni yurttaş olanların ilk seçimde oy kullanmaması konusunda hemfikiriz. ‘Bakanlar Kurulu tarafından yurttaş olması zorunlu görülenler Bakanlar Kurulu tarafından yurttaşlığa alınır’ hükmünün kaldırılmasında hemfikiriz. İstisnai yurttaşlığın dünyada olan biçimiyle -spor, kültür, ekonomi alanında- ülkeye ciddi katkıları olan ya da olacakların vatandaş yapılması meselesinin yasada açık kriterlere bağlanması konusunda hemfikiriz. Bir de çalışmayla ilgili mevzuatta düzenleme yapılıp bu ülkeye çalışma izniyle gelen, -bundan sonra gelecek- insanların 5 yılı doldurmadan ülkelerine geri dönmeleri ve gerekirse belli bir aralıktan sonra geri gelmeleri konusunda da hemfikir olduk. Çünkü yurttaşlık sayısını artıran mesele orasıdır. 5 yılı geçtikten sonra vatandaşlığa başvurma hakkı doğuyor. Belli bir süre daha geçer, 10 yıl falan olursa, konu insan hakları meselesi haline geliyor… Bir de beyaz kimliği gerçekten beyaz kimliğe dönüştürmek, yani bu kartın verileceği kişilerin seçme-seçilme dışındaki her türlü hakkının olacağı bir statüye getirilmesi konusunda kararlılık var.”

Başbakan Erhürman, Türkiye ile online sicil denetimi konusunda henüz bir girişim yapılmadığını, bunun Dışişleri Bakanlığı’nca yapılacağını ifade etti.
Hükümetin üzerinde çok durduğu “her alanda denetim” konusundaki bulgularla ilgili soruyu da yanıtlayan Başbakan Erhürman, İçişleri Bakanlığı’nın yurttaşlıklar, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın T izinleri; ayrıca tüm bakanlıkların bir önceki dönemin harcamaları üzerinde çalıştığını ifade etti ve ilk nazarda 2017 harcamalarında bütçeyi aşan birtakım şeyler olduğunun görüldüğünü ve bunların araştırıldığını bildirdi, eski Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün mahkeme sürecine yansıyan banka hesapları konusundaki soruya ise “Seçim döneminde ne yapacağız dediysek, hepsi yapılacak” karşılığını verdi.

Başbakan Tufan Erhürman, bet ofisler konusunda hükümet ortakları arasında görüş ayrılığı olmadığına; bet ofislerin Spor Fonu için ciddi gelir, çok sayıda da istihdam yeri olduğuna işaret ederek, muhasebe birimleri de dahil bu alanda bin civarında kişinin çalıştığını, dolayısıyla pat diye kapatılıp ortadan kaldırılacak bir şey olmadıklarını söyledi.

Hükümet programına da uygun olarak bet ofislerle ilgili “azaltma, denetleme, kapatma” da dahil her şeyi, elde edecekleri veriler üzerinden değerlendirip yapacaklarını ve denetimleri sıkılaştıracaklarını vurgulayan Başbakan, 21 yaşından küçüklerin girememesi, okullardan en az 100 metre uzakta konumlanmaları gibi kuralların denetleneceğini ve denetim sonuçlarının kapatma nedeni olabileceğini, doğru verilerle ve yöntemlerle sayılarının azaltılacağını kaydetti.

Başbakan Erhürman, casinoların içindeki bet ofislerine, kimi hukuki kimi korsan olan internet üzerinden betlere ve Güney Kıbrıs’taki bet ofislerinin varlığına işaret ederek, “Her şeyi birlikte konuşmak, doğru bir yöntemle değerlendirmek lazım” diye konuştu.
Başbakan, “vicdani ret” konusunun da hükümet programında yer aldığını ve gündeme geleceğini söyledi.

Başbakan Tufan Erhürman, üniversitelerle ilgili sorulara karşılık “Bugüne kadar kaç ülkeden kaç öğrenci olduğu hep gurur vesilesi olarak yansıtıldı, ama bu konuda doğru politika, öngörüleriyle birlikte ön hazırlıkları yapılıp da bu rakamlara ulaşılmasıydı” dedi.
YÖDAK’la da görüştüğünü belirten Başbakan Erhürman, çok kültürlülük, trafik, ulaştırma, konaklama meselelerinin doğru dürüst ele alınmadığını, rakamlar şiştikten sonra bunlara çözüm üretme çabalarının başladığını kaydetti oysa önceden yapılması gerektiğini anlattı.

Başbakan Erhürman, “Üniversitelerdeki çok kültürlü yapıyı bir sorun olmaktan çıkarıp da gerçekten bir zenginlik haline getirmek için YÖDAK’ın üniversitelerle, merkezi ve yerel yönetimlerle birlikte bir çalışma yapması gerekiyor. Bu çalışmalara başladık” diye konuştu.
Kamu reformuyla ilgili çalışmanın, CTP’nin önceki hükümet döneminde tamamlandığını, ortaya hacimli bir yasa çıktığını, sendikalarla da görüşüldüğünü kaydeden Başbakan Erhürman, bütçeden sonra Meclis’te gündeme gelecek yasalardan birinin bu olduğunu açıkladı.

Başbakan Erhürman, yasalar, uygulama, bürokrasideki hantallık konularındaki soruları yanıtlarken de, hukukçuların, bir yasanın çıkarılmasının tek başına çok büyük bir anlam ifade etmeyebileceğini bilen kişiler olduğunu belirtti ve “Zannedilenin aksine, yasayla her şeyi çözebiliriz gibi bir bakış, hukukçunun bakışı değildir” dedi.
Bu dönemde hem eksik yasaları tamamlamak hem de var olanları uygulamak istediklerini vurgulayan Başbakan, birçok alanda zannedilenin aksine yasal düzenlemeler bulunduğunu, örneğin Facebook üzerinden yapılan hakaretler ve tehditler konusunda “Bilişim Yasası olmadığı için bir şey yapılamıyor” kanısının doğru olmadığını, hakaretin, hangi şekilde yapılırsa yapılsın Ceza Yasası’nda düzenlendiğini anlattı.

Başbakan Erhürman, bunların teknik takibinde yetersizliklerin ayrı bir konu olduğunu, ancak birçok konuda sanki yasa yokmuş gibi mazeret üretildiğini kaydetti.

Başbakan Erhürman, “Bence genel sorun yasalardan ziyade yasaları uygulama meselesidir. Bunun da bir hukuk devleti anlayışıyla ilgisi var. Hem muhataplarda, hem uygulayanlarda… Yasa varsa uygulanması gerektiği kültürünün zaman içinde oluşması lazım, hem yönetenler, hem de yasalara muhatap olanlar açısından…”  şeklinde konuştu.

Kamu hizmetlerinde motivasyonun ve verimin nasıl artırılacağı sorusunu yanıtlayan Başbakan Erhürman, şöyle dedi:

“Statüko dediğimiz şey sadece siyasetin içinde oluşan bir şey değil. Çok yaygın ve sistemsel bir şeydir. Kamu görevlilerine ve yurttaşlara da bulaşır. Herkes var olan şeyin aynen devam etmesi konusunda bir alışkanlık geliştiriyor ve alışkanlıkların bozulmasından da rahatsız oluyor, zannedilenin aksine… Yani o statüko bir anlamda şununla da kendini üretiyor: Şikayet et ama devam et! Statükonun sloganı da bu. Yani hem ağla, hem git! Hiç kimse şikayet etmemeyi kendine yediremiyor, ‘bu düzen bozuktur’ diyor ama hemen hemen herkes, o düzenin bozuk tarafından çok ufacık da olsa nemalanmaya devam ediyor, kimisi ufak kimisi büyük olmak üzere…

Bunlar hep bir şeyle ilgilidir, bir tekere çomak sokma hikayesi var ya… Çok basit bir şeydir çomağı sokmak… Çomağı sokunca o teker dönemiyor artık. Dolayısıyla tek tek her noktada o çomakların sokulması gerekiyor ve bunları yapmak zorundayız. Bunları yaptığımız zaman, evet, bir takım şikayetler gündeme gelecek; çünkü herkes çok alıştı bu işin böyle devam etmesine… Herkes diyorum, sadece siyasetçi, sadece kamu görevlisi değil, yurttaşların her kesimi de çok alıştı ama madem ki hep beraber şikayet ediyoruz, bunu bir fırsat bilmemiz ve o çomakları sokmamız lazım. Soktuğumuz zaman gelecek şikayetlere de dirayetli bir şekilde ‘evet biz bunu yapacağız çünkü bu sistemin değişmesi lazım’ demeliyiz.”

Başbakan Tufan Erhürman, belediyelerde kapsamlı reform öngören yasanın gündemde olduğunu ancak yerel seçim sonrasına kalacağını, bu kapsamda belediye sayısının azaltılmasının da bulunduğunu söyledi.
Kaç belediye olacağı konusunda sayı telaffuz ederken, belediyelerin bulundukları bölgenin özelliklerine ve gelir kaynaklarına göre ekonomik bir çalışma da yapılması gerektiğini vurgulayan ve “Dipkarpaz’la Yenierenköy’ü birleştirmekle, Gönyeli ve Alayköy’ü birleştirmek aynı şey değil” diyen Başbakan Erhürman,  Karpaz bölgesinin özel çevre koruma bölgesi olmasından kaynaklı emlak vergisi gelirlerinin düşük olduğuna işaret etti.

“Alelhesap 28 belediyeyi 14’e düşürelim demek doğru değil” diyen Tufan Erhürman, yeni belediyelerin gerçekten sürdürülebilir olması gerektiğini vurguladı.
Başbakan, Yenierenköy Belediyesi’nin batmasında, istihdamın ciddi payı olduğunu, ancak emlak vergisinin azlığı ve bölgede çok sayıda yoksul insan yaşamasından dolayı su parası tahsil edememek gibi faktörler de bulunduğunu anlattı.

Tüm bunlara karşı merkezden farklı gelirlerin bu bölgelere kaydırılması gerekebileceğini belirten Başbakan Erhürman, bölgelerin sürdürülebilirliğinden sorumlu olduklarına dikkat çekti.
Yenierenköy Belediyesi’nin sürdürülebilirliği için hem Başbakanlık hem de İçişleri Bakanlığı bünyesinde kısa ve orta vadede çalışma yapıldığını, Başbakanlık’taki 2 müşavirin bu konuda görevlendirildiğini açıklayan Başbakan, çöplerin toplanması gibi acil hizmetlerin ve personelin maaşlarının ödenmesinin bir hafta içinde çözülmesi gereken konular olduğunu söyledi.

Başbakan Erhürman, orta vadede de bu belediyenin nasıl sürdürülebilir hale getirilebileceği konusunda çalışma yapıldığını bildirdi.

Başbakan Erhürman, koalisyon ortağı 4 partinin yerel seçimde iş birliği yapmasının söz konusu olup olmayacağı sorusuna, “Henüz konuşulmadı. Basında biz de gördük ama ciddi şekilde oturup ele aldığımız bir konu değil” yanıtını verdi.
“Polisin sivilleşmesi, GKK’ya, Merkez Bankası’na, Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı’na Kıbrıslı Türklerin başkan atanması” gibi konulardaki soruları da yanıtlayan Başbakan, “Bunlar hükümet programında yok, çünkü 4 siyasi partinin görüşleri tamamen örtüşen görüşler değil. O yüzden de hükümet programına koymadık. Ama belli şeyler süreç içinde gerçekleşebilir, onlar gerçekleştiği zaman söylemeyi daha doğru buluyorum” dedi.

CTP’nin, polisin Başbakanlık veya İçişleri Bakanlığı’na bağlanmasını savunduğunu ifade eden Başbakan Erhürman, bu konudaki görüşlerini şöyle özetledi:

“Şimdiki yasaya göre GKK’ya bağlıdır, GKK da Başbakanlık’a bağlıdır. Dolayısıyla polis dolaylı olarak Başbakanlık’a bağlıdır. Şu anki durum böyledir diye, polis hiçbir şekilde siyasi iradeye bağlı değildir veya siyasi irade polisten hiçbir şekilde sorumlu değildir diye bir yorum yapılması da doğru değildir. Çünkü yasa açıkça GKK aracılığıyla polisi Başbakanlık’a bağlıyor. Dolayısıyla bugün Meclis’te polisle ilgili bir soru sorulacaksa, muhatabı Başbakan’dır. Siyasi sorumluluk madem bendedir, yetki de bendedir. Polise yetkilerim doğrultusunda gerekli girişimleri yapabilirim. Nitekim yapıyorum. GKK ile görüştüm, yarın (bugün) da PGM ile görüşeceğim. GKK’dan aldığım bilgiler doğrultusunda şimdi polisten bir takım şeyler isteyeceğim.

Anayasa’daki Geçici 10. madde bir anlamda biraz mazeret teşkil etti. Kalkmalıdır diyenlerdenim ama bu maddenin var olması siyasetin hiçbir şekilde polisin davranışlarından, poliste olup bitenlerden sorumlu olmaması anlamına gelmez. Şu anki düzen içinde de polisten siyasi olarak sorumlu biri var, o da Başbakan’dır. Dolayısıyla Başbakan madem ki sorumludur, yetkilidir de… Kamu hukukunda yetki ve sorumluluk paraleldir.”

Başbakan Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile, haftada bir kez kendisinin, ayda bir kez de koalisyon hükümetini oluşturan dört partinin başkanları olarak görüşeceklerini belirterek, hükümet programında Kıbrıs sorununa ilişkin bir şey olmadığından siyasi partilerin Kıbrıs sorunuyla ilgili politikalarını ayrı ayrı yürüteceğini hatırlattı.
Kıbrıs konusunda şu anda ciddi bir hareketlilik olmadığını belirten Başbakan Erhürman, “Ama doğal gaz krizi var” yorumuna ise “Kriz gibi görmüyorum ben… Bu bir sorundur. Bu sorunun varlığı da Kıbrıs sorununun varlığıyla ilgilidir” karşılığını verdi.

Başbakan, bu konuda Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay aracılığıyla hükümetin de girişim yaptığına işaret ederek, “Bizim tezimiz çok net: Kıbrıs sorunu çözülsün ve bu konuda konuşacak olan federasyonun yetkili organları karar alsın düşüncesindeyiz. Ama federasyon kurulmadan, yani bir çözüme ulaşılmadan önce bu konuda tek yanlı girişim yapılmasını ve Kıbrıslı Türklerin iradesinin yok sayılmasını da kabul etmemiz mümkün değil” dedi.

Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs’ta iki kurucu asli unsurdan biri olduğunu ve sadece fayda elde eden değil, bu konuda verilecek kararlarda irade ortaya koyan taraflardan biri olarak kabul edilmesi gerektiğini düşündüklerini vurgulayan Başbakan Erhürman, “Zaten biz bu işten elde edeceğimiz gelirden size de pay vereceğiz yaklaşımını da kabul etmemiz mümkün değil; çünkü biz o gelirden pay alan bir grup insan değiliz” ifadelerini kullandı.
Başbakan Erhürman, hükümet olarak bu sürece daha etkili müdahil olacaklarını dile getirerek, doğal gazla ilgili sorunda Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin “Kıbrıs sorunu çözülmedikçe ben her türlü olanaktan yararlanırım, Kıbrıslı Türkler sadece çözümsüzlükten zarar görür” gibi bir algıdan çıkması gerektiğini görmesini istedi.

Kıbrıs’taki çözümsüzlüğün, zenginlikten ortak yararlanmayı da sorunlu hale getirdiğini kaydeden Başbakan Tufan Erhürman, şöyle konuştu:

“Kıbrıs Rum tarafı bugüne kadar hep şöyle baktı: Çözümsüzlükten Kıbrıs Türk tarafı zararlıdır, ben çözümsüzlüğü ne kadar uzatırsam, o kadar benim yararımadır. İşte o kadar onun yararına olmadığı da, bu tip durumlarda ortaya çıkıyor. Çünkü bizim de haklarımız var. Şunu yapabilir Rum tarafı, bir ortak komite kurulur, bir ortak çözüm olmadığı zamanlarda bu komite iradeyi ortaya koyar dedik ama bunu da kabul etmediler. Bunu kabul etmedikleri taktirde, biz buna izin vermek durumunda değiliz. Bizim katılmadığımız, tek bir iradeyle egemenlik icra edilmesi kabul edebileceğimiz bir şey değil.”
CTP’nin Güney Kıbrıs’taki siyasi partilerden AKEL ve DİSİ’yle diyaloğu ve Başbakan olduktan sonra herhangi bir temasları olup olmadığı sorusu üzerine Başbakan Erhürman, “Siyasi parti başkanı olarak görüşmeye devam edebiliriz DİSİ’yle de AKEL’le de… Ben Başbakan olarak bu statüyle de görüşebilmeyi çok isterim ama onların bunu kabul edebileceğini düşünmüyorum” dedi ve Başbakan olduktan sonra herhangi bir temasları olmadığını söyledi.

Başbakan Tufan Erhürman, hükümetin güvenoyu almasından sonra Ankara ziyareti için randevu talebinde bulunduklarını, bunun rutin bir ziyaret olmaktan öte Türkiye Cumhuriyeti yetkilileriyle görüşmek üzere kendilerine not aldıkları bir gündem bulunduğunu da açıkladı.

İki ülke arasında yeniden protokol görüşmelerinin başlayacağını ve bu çerçevede düşüncelerini aktarmak istediklerini dile getiren Başbakan Erhürman, ziyaretin tarihinin henüz netleşmediğini, büyük ihtimalle kendisinin ve Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay’ın birlikte gideceklerini kaydetti.

Başbakan Erhürman, yarın Meclis komitesinde görüşülmeye başlanacak 2018 bütçesiyle ilgili soruları yanıtlarken de, ek mesai kaleminin “gümrük, sağlık ve poliste” yoğunlaştığını yineledi ve bu konunun insan kaynaklarının en verimli şekilde değerlendirilmesi için çalışma yapılmak üzere talimat verdiğini, geçmişte de bu konuda bir şeyler yapıldığını, endişeler duyulduğunu, ancak biraz da popülizmin devreye girdiğini söyledi.
Çok miktarda ek mesai ödendiğini ve buna karşılık işsizlik olduğunu ve hizmeti alanların da verenlerin de memnun olmadığını kaydeden Başbakan, şöyle konuştu:

“Bu kadar fazla mesai veriyorsak, bu kadar da işsiz varsa, üstüne üstlük fazla mesai vermemize rağmen polis, gümrük ve sağlıkta personel ihtiyacı devam ediyorsa burada bir çarpıklık var. Bu açıkça görünüyor. Bu çarpıklığı nasıl tedavi edeceğimizi, doğru dürüst bir insan kaynakları çalışması ortaya çıkarmamız lazım, bu fazla mesainin azalması lazım… Şimdi öyle bir şeyle karşı karşıyasınız ki hem 3 bin kişi eksik istihdam ediyorsunuz, hem bir sürü fazla mesai veriyorsunuz hem de bunun karşılığında kamu hizmetlerinden memnuniyet düşük. Ek mesai yapanlar da memnun değil. Onların arasında da birçoğu mutsuz, dolayısıyla burada bir çarpıklık var, bu çarpıklığın masaya yatırılması lazım ve yatırdık…”
Başbakan Erhürman, konunun kamu reformuyla da ilgili olduğunu ama var olan ek mesai sisteminin herkes için geçerli olmasa da birçok yozlaşmayı da beraberinde getirdiğini ve bunun yer yer patlak verdiğini söyledi.

Başbakan Tufan Erhürman, Şehit Hüseyin Ruso’nun ailesinin geçen hükümet döneminde kabul edilmeyen, Ruso’nun vurulduğu yere gömülmesi isteminin hatırlatılması üzerine de, “Benim gündemime gelmedi ama basından izledim. Sıcak bakıyorum; bu konuyla ilgili girişim yapacağım” dedi.
Başbakan Erhürman, Başbakan olmasıyla hayatının nasıl değiştiği sorusunu da yanıtladı ve daha önce de yüksek tempoda çalışan biri olduğunu, temposunun çok değişmediğini, dolayısıyla hayatında çok da fazla değişen bir şey olmadığını söyledi. Başbakan Erhürman, Başbakanlık’a gelmek üzere her sabah 08.00’de evinden çıktığını, akşam 20.00’den önce de Başbakanlık’tan çıkmadığını belirtti.

Kamuoyuna bazı mesajları sosyal medya yoluyla verdiğinin anımsatılması üzerine ise Başbakan, sosyal medyayı vakit darlığından eskisi kadar etkili kullanamadığını ekledi.

Print
Posted: Şub 27, 2018,
Comments: 0,
Tags:

Name:
Email:
Subject:
Message:
x
«Haziran 2018»
PztSalÇarPerCumCmtPaz
28293031123
45678910
11121314151617
18192021222324
2526272829301
2345678