BAŞBAKAN ERSİN TATAR’IN FAŞİST YUNAN CUNTASI VE ADADAKİ RUM UZANTILARI TARAFINDA ADANIN YUNAN OLMASI İÇİN GERÇEKLEŞTİRİLEN 15 TEMMUZ 1974 DARBESİNİN 45’NCİ YILDÖNÜMÜ DOLAYISIYLA YAPTIĞI AÇIKLAMA

BAŞBAKAN ERSİN TATAR’IN  FAŞİST YUNAN CUNTASI VE ADADAKİ RUM UZANTILARI TARAFINDA ADANIN YUNAN OLMASI İÇİN GERÇEKLEŞTİRİLEN 15 TEMMUZ 1974  DARBESİNİN 45’NCİ YILDÖNÜMÜ DOLAYISIYLA YAPTIĞI AÇIKLAMA

BAŞBAKAN ERSİN TATAR’IN  FAŞİST YUNAN CUNTASI VE ADADAKİ RUM UZANTILARI TARAFINDA ADANIN YUNAN OLMASI İÇİN GERÇEKLEŞTİRİLEN 15 TEMMUZ 1974  DARBESİNİN 45’NCİ YILDÖNÜMÜ DOLAYISIYLA YAPTIĞI AÇIKLAMA

 

“15 Temmuz 1974 öncesi ve o gün, Kıbrıs’ta ne olduğunu doğru analiz etmeden, bilmeden bugünleri anlamak mümkün değildir.

15 Temmuz darbesi, Rum-Yunan ikilisinin, 1960’ta kurulan ortaklık devletini 1963’te silahlı saldırıyla yıkan, Kıbrıs’ı Yunan yapma hayalinin bir ürünüdür.

Kıbrıs Türk Halkı olarak, 15 Temmuz 1974 faşist Yunan darbesinin başarılı olduğunu ve eli kanlı EOKACI Nikos Samson’u Kıbrıs Helen Devleti’ni ilan ederek başına geçirmesini asla unutmamalıyız.

Anavatan Türkiye, Kıbrıs Türk Halkı’nın çağrısı üzerine, bizlerin can ve mal güvenliği için tek yanlı müdahale hakkını içeren garantörlüğünü kullanarak Kıbrıs’a müdahale etmeseydi bugün adada nasıl bir durum olacağını asla gözümüzün önünden kaçırmamalıyız.

Bunları unutmamız demek, gaflete düşüp, Rum-Yunan ikilisine Kıbrıs’ı teslim etmek demektir.

15 Temmuz 1974’teki darbenin, 45’nci yıldönümünü anımsarken o günkü Rum-Yunan zihniyeti ile bugünkü arasında en küçük bir fark olmadığını da bilmek durumundayız.

O gün Kıbrıs Türkü’nün tüm uzlaşma önerilerini sırf Enosis uğruna reddeden Rum-Yunan ikilisi, bugün de aynı hayal uğruna tüm işbirliği ve anlaşma önerilerimizi elinin tersi ile bir kenara itip, yanlış yolda yürümeyi tercih ediyor.

Bu yüzden, biz, ‘ artık, Kıbrıs Türk Halkı olarak tarihten ders çıkararak ileriye yönelmeli proaktif olmalıyız’ diyor, adımlar atıyoruz.

Gelinen noktada en büyük gücümüzün, Devletimiz olduğunun bilinci ile hareket etmeli, bizleri ‘federal çözüm olacak’ masalı ile oyalayıp haklarımızı gasp edenlere Devletimizi ekonomik yönden güçlendirecek uluslararası alanda yerini almasını sağlayacak adımlarla gereken yanıtları mutlaka vermeliyiz.

Rum ne kadar egemense, biz de o kadar egemeniz.

Onlar Devletse, biz de Devletiz.

Onların hidrokarbon kaynaklarında ne kadar hakkı varsa, bizim de o kadar hakkımız vardır.

Yarınlarda 15 Temmuz 1974’te yaşananların benzerini yaşamak istemiyoruz.

Bu nedenle, Hükümetimiz, Tükiye’nin etkin ve fiili garantisinden vazgeçmeyecek, asla Rumların istediklerini gerçekleştirebilecekleri yeni bir görüşme oyununa onay vermeyecektir.

Kıbrıs’ta yeni bir görüşme süreci başlayacaksa bu sürecin ne zaman biteceği, sonuçta bir anlaşmaya varılamazsa artık Türk tarafının önünün kesilmeyeceği, tüm çözüm şekillerinin masada olacağı üzerinde önceden uzlaşılmalıdır.

Rum tarafı bir an önce Türk tarafının 2012’den beri masada duran hidrokarbon kaynakları konusunda ortak bir komite kurulması önerisine olumlu yanıt vermelidir.

Bu duygu ve düşüncelerle, bir kez daha özgürlüğümüz, güvenliğimiz, egemenliğimiz için canlarını veren tüm şehitlerimizi rahmet, tüm gazilerimizi şükranla anıyor, herkese sağlık ve mutluluklar diliyorum.”

 

ÖK/

Print
Posted: Tem 15, 2019,
Comments: 0,
Tags:
«Ağustos 2019»
PztSalÇarPerCumCmtPaz
2930311234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678