Başbakan Üstel, Doğu Akdeniz’de güvenlik dengelerinin son derece hassas bir süreçten geçtiğini vurgulayarak, Adamızda bulunan İngiliz üslerinin üçüncü ülkelerin askeri operasyonlarında aktif biçimde kullanılmasının Kıbrıs adasını fiilen süregelen çatışmanın bir parçası haline getirdiğini ifade etti.
Üstel, adayı bir ileri karakol veya operasyon sahası haline getiren her tasarrufun burada yaşayan tüm halkları risk altına soktuğunu kaydederek, İngiliz üslerinin kullanımı ve bunun yanında Rum Yönetimi tarafından diğer ülkelerin silahlı unsurlarına tanınan ek ayrıcalıkların adanın genelini riske soktuğunu ifade etti.
Devletin tüm kurumlarının süreci dikkatle izlediğini belirten Üstel, KKTC halkının güvenliği adına her türlü tedbiri almanın en temel sorumlulukları olduğunu dile getirdi.
Başbakan Üstel ayrıca savaşların kazananı olmadığına işaret ederek, sivillerin zarar gördüğü, insanların göçe zorlandığı, ekonomilerin sarsıldığı ve bölgesel istikrarsızlığın derinleştiği bu süreçte tüm tarafları ateşkese ve diplomasiyi işletmeye çağırdı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin yürüttüğü diplomatik girişimlere de değinen Üstel, Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın silahların susturulması ve diplomatik kanalların işletilmesi yönündeki temaslarının bölge barışı açısından kritik önem taşıdığını belirtti. Bu girişimlerin uluslararası toplum tarafından dikkate alınması gerektiğini vurguladı.