Üstel, son günlerde Güney Kıbrıs’ta yaşanan gelişmelerin, adada barış, huzur ve istikrarı hedef alan tehlikeli bir zihniyetin yeniden canlandırılmak istendiğini açıkça gösterdiğini vurguladı.
EOKA terör örgütünün işlediği insanlık suçlarının “kahramanlık” diye sunulmasının, tarihsel gerçeklerin çarpıtılmasının yanında nefretin ve düşmanlığın sistematik biçimde körüklenmesi olduğunu belirten Üstel, bu anlayışın Rum Yönetimi’nin ve dış dünyadaki bazı siyasi ve dini makamlar tarafından açıkça sahiplenilmesinin ise asla kabul edilemez bir sorumsuzluk olduğuna dikkat çekti.
Üstel, “Rum yönetimi lideri Nikos Hristodulis, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yeorgios, bazı Rum siyasiler ve bu anlayışa teslim olmuş bazı uluslararası yetkililerin bu zehirli düşünceleri ve kullandıkları dil, adada barışa değil çatışmaya hizmet etmektedir. Bu nefret söylemleri, genç nesilleri kinle beslemekte, adamızın barış ve huzur dolu olması gereken geleceğini de riske atmaktadır.”ifadelerini kullandı.
Rum gençlerin Paskalya etkinlikleri kapsamında Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayraklarını yakmasının bir provokasyondan öte Kıbrıs Türk halkının varlığına yönelik açık bir saygısızlık, düşmanlık ve kin göstergesi olduğunu vurgulayan Üstel, “Bu eylemleri güçlü şekilde kınıyoruz.” dedi.
Üstel şöyle devam ettİ:
“Yaşanan tüm bu eylemler, taraflar arasındaki çözüm arayışlarını doğrudan gölgelemektedir, güven ortamını ise geri dönülemeyecek şekilde zedelemektedir.
Şu artık nettir. Bu bitmek bilmeyen kin, nefret ve saldırganlıkların sonu gelmeyecektir. Zihniyet aynıdır ve değişmemiştir. Dolayısı ile Kıbrıs meselesinde en gerçekçi ve tek sürdürülebilir çözüm, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabulüyle mümkündür.”
Kıbrıs Türk halkının adada onurlu bir şekilde, kendi devletinin çatısı altında ve Türkiye’nin garantörlüğünde güven ve huzur içinde yaşamaya devam edeceğini belirten Üstel, “Hiçbir tehdit, hiçbir provokasyon, hiçbir düşmanca girişim bizleri bu yoldan döndüremeyecektir.” dedi.
Üstel, “Bizler her zaman barıştan, diyalogdan ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduk. Ancak, yapılan bu saldırılara ne sessiz kalırız ne de halkımızın güvenliği, huzuru ve devletimizden vazgeçeriz. Anavatanımız Türkiye ile tam bir dayanışma, uyum ve iş birliği içerisinde, devletimize ve halkımıza yönelik her türlü tehdide karşı kararlılıkla durmaya devam edeceğiz. Bunu yapmaya da muktediriz.” diye devam etti.
Rum tarafını aklıselime, sorumlu davranmaya ve nefret dilinden uzak durmaya davet eden Üstel, “Kıbrıs Türkü yalnız değildir. Ve hiçbir güç ve söylem bizi bu topraklardan vazgeçiremez. Bilinmelidir ki; bu topraklarda sonsuza dek var olmaya devam edeceğiz.” ifadelerni kulandı.